Öğretmenler ve akademisyenler: Yeni döneme hazır mısınız?

http://www.hurriyet.com.tr/egitim/egitimciler-yeni-doneme-hazir-misiniz-40581868

Yaz tatilinin ardından yeni akademik dönem başlamak üzere. Öğrencilerin okula uyumu çok konuşulanlar arasında yerini almasına rağmen öğretmenlerin yeni dönemle ilgili hissettikleri genellikle göz ardı edilmekte. Çünkü anaokulundan üniversiteye kadar eğitimin herhangi bir kademesinde öğretmen/akademisyen olarak görev aldığınızda sizin yeni döneme tüm enerjinizle hazır olduğunuz farz edilir. Öğrencilerinizi, derslerinizi ve sınıfınızı özlemekle birlikle içinizdeki “yeni dönem nasıl olacak? “sorusunun yarattığı kaygıdan, endişeden  ve korkularınızdan kimsenin haberi yoktur. Zaten sizin bunları dile getirmeniz de uygun olmaz; çünkü öğretmen olarak sizin her alanda model olmanız beklenmektedir ki bu da yaşadığınız olumsuz duyguları iki ile çarpmak demektir. Peki, bu noktada yeni döneme başlarken neler işinizi kolaylaştırır?

  1. Acilleri belirleyin: Dönem başlarken yapılacak işler düşünüldüğünde genellikle hepsini bir arada düşündüğümüz için bu işler muhtemelen gözümüze de olduğundan çok görünecektir. Ayrıca, ilk hafta yapılması gerekenleri düşünürken zihniniz dağınık bir şekilde dönem ortasında ya da sonunda yapılması gereken işleri aklınıza getirecek, bu da işlerin gözünüzde daha da büyüyerek kaygıyı arttıracaktır. Şimdi dönem başlarken ilk etapta yapılması gereken “acilleri” düşünün. İlk önce onları planlayarak ilk birkaç ay tamamlanması beklenmeyen işleri düşüncelerinizden ayıklayın. Hadi şimdi bir de küçük “aciller” listesi yapın. Göreceksiniz yapacaklarınız 6-7 maddeyi geçmeyecektir.
  2. Bilgilerinizi güncelleyin: Bilgi güçtür. Araştırmalar akademik öz yeterliliği yüksek öğretmenlerin iş doyumlarının daha yüksek olduğunu göstermektedir. Dönem başlamadan evvel daha önce 18 kez anlatmış olsanız bile o alandaki yeni kaynakları gözden geçirerek bilgilerinizi tazeleyin. Ayrıca, bu yıl hep sunum yaparak anlattığınız bazı konuları daha güncel olan grup tartışması, beyin fırtınası, eğitsel gezi, zihin haritaları gibi aktif öğrenme yöntemlerini kullanarak öğretmeyi deneyin. Dersinize yeni eklemeler yaptığınızda kendinizi daha iyi hissedeceğinizi ve dersi anlatmak için daha çok motive olacağınızı göreceksiniz.
  3. Ruminasyon yapmayın: Ruminasyon, olumsuz olayların yarattığı duygular ve düşünceler üzerine tekrar tekrar düşünmektir. Ruminasyon kaygı ve stresi tetiklemekte ve depresyon riski taşımaktadır. Geçen dönem olumsuz olaylar yaşamış olabilirsiniz. İlişkilerinizin kötü olduğu meslektaşlarız ya da öğrencileriniz olabilir. Onlarla yaşamış olduğunuz tatsız deneyimleri tekrar tekrar düşünmek gelecek ilişkilerinizi düzeltmenize yardımcı olmaz. Yaşananlar yaşandı; bundan gerekli dersleri çıkararak kendinizi korumak için tedbirler aldınız. Eğer bu tedbirleri alamadıysanız, bilin ki tekrar eden düşünceler size yardımcı olamayacaktır. Sadece içinize sebepsiz yere gelip oturduğunu sandığınız endişelerinizin sıkılığını ve yoğunluğunu arttıracaklardır. Bunun yerine, ruminasyon yaptığınızı fark ettiğiniz anda, bunu yapmayı sürdürmekten bilinçli olarak vazgeçin ve enerjinizi bu yılı daha iyi nasıl planlayabileceğinize kanalize edin. Eğer bu tek başına durdurmakta zorlandığınız ve sıklıkla karşınıza çıkan bir sorun ise psikolojik yardım alın.
  4. Eşli ruminasyondan kaçının: Ruminasyon yalnız yapılabileceği gibi eşli de yapılabilmektedir. Eşli ruminasyon bir başkasıyla bir problem ya da olumsuz bir olay hakkında defalarca, çoğunlukla olumsuzluklara odaklanan ve fakat problem çözme odaklı olmayan paylaşımdır. Eşli ruminasyon ilk başlarda bir paylaşım ve rahatlama etkisi yaratsa da uzun dönemde kişilerde kaygı ve endişeyi arttırmakta ve öfkeyi tetiklemektedir. Meslektaşlarınızla yeni dönemle ilgili olası problemler hakkında paylaşımda bulunmanız, konuşmak istemeniz normal bir şey olmasına rağmen paylaşımların süresi ve sıklığı sizi daha derin umutsuzluğa ve depresyona sürükleyebilir. Sizinle sürekli olumsuzluklar üzerine konuşan kişileri bu konuda uyarın. Gerekiyorsa o kişilerle iletişimizi azaltın.
  5. Olayları felaketleştirmeyin: Felaketleştirme, bir olay hakkında, o olayın kötü taraflarına odaklanarak, ilerde daha da kötü olacağına dair senaryolar oluşturmaktır. Her olayın başlangıcı zordur; yeni dönemin başlaması bazı sıkıntı ve zorlukları da beraberinde getirebilir. Geçmiş deneyimlerinize bağlı olarak dönem başında olabilecek olası problemleri ruminasyon yapıp, büyüterek tüm döneme genellerseniz gözünüzde – esasında hiçbir gerçekliği de olmayan – bir felaket senaryosu yaratmış olursunuz. İlk hafta sınıf ve derslerde aksaklıkların olması, öğrenci, veli ve yöneticilerle sıkıntılarınız olması olağandır. Yeni dönemin elinizden geldiğince verimli ve keyifli geçeceğine dair inancınızı ve umudunuzu yitirirseniz gelecek için de çabalamaktan vazgeçersiniz ve daha bugünden yenilmiş olursunuz.
  6. Değiştiremeyeceklerinizi kabul edin: Bu dönem istemediğiniz bir dersi mi veriyorsunuz? Uzak bir okulda mı görev aldınız? İlişkilerinizin soğuk olduğu bir sınıfa mı gireceksiniz? Eğer artık değiştirmek için imkân kalmadıysa durumu kabullenin ve başınıza gelen bu durumun iyi yanlarını bulmaya çalışın. Ama süreç içinde bu durum sizi rahatsız etmeye devem ediyorsa ilk fırsatta değiştirmek için de elinizde geleni yapın!
  7. Geçen dönemden güzel bir okul anısını aklınızda tutun: Geçen akademik dönemde olumlu olumsuz birçok deneyimi birlikte yaşadınız. Algıda seçicilik nedeniyle bu deneyimlerden olumsuz olanları zihninizi daha çok meşgul ediyor olabilir. Olumlu deneyimler yerine olumsuz olayları daha kolay ve sıklıkla hatırlamamızın önemli bir nedeni daha iyi tedbir alarak unutmadan kendimizi koruma içgüdümüzdür. Şimdi bunu tersine çevirin. Olumlu anılarınıza haksızlık ederek olumsuz anıları yeterince düşündünüz. Bu yazıyı okuduktan sonra öğrencilerle veya meslektaşlarınızla yaşadığınız olumlu bir anıyı hayal edin. O anının size getirdiği olumlu duyguların keyfini çıkarın. Bu yıl buna benzer güzel deneyimleri yaşamamanız için hiçbir neden olmadığını da unutmayın.
  8. Olumlu plan yapmaya yeniden odaklanın: Bilişsel bir strateji olan plan yapmaya yeniden odaklanma, durumun nasıl üstesinden gelineceği ve bunun için neler yapmak gerektiği üzerine düşünmektir. Plan yapmaya yeniden odaklanma, harekete geçme odaklı plan yapmanın bilişsel parçasını oluşturur. Ancak plan yapmaya odaklanma akabinde o davranışın gerçekleşeceği anlamına gelmez. “Bu dönem daha faydalı bir öğretmen/akademisyen olacağım”, “akademik bilgilerimi güncelleyeceğim”, “öğrencilerimi daha dikkatli dinleyip, iyi iletişim kuracağım ” gibi mesleki hedefler bu stratejiye örnek olabilir. Zor olsa da iyi şeylerin olması için kendi küçük dünyanızda da olsa harekete geçmeniz sizi iyi hissettirecektir. Akademik öz yeterliliğinizi geliştirici çalışmalar yapmak hem iş doyumunuzu arttıracak hem de kendi ruh sağlığınıza iyi gelecektir.
  9. Farklılıklara saygılı olun: Öğrencilerin, velilerin ve yöneticilerinizin beklenti ve ihtiyaçları sizinkilerle aynı değildir. Unutmayın ki dönem başlarken stresli olan bir tek siz değilsiniz. Ayrıca herkesin sizi onaylaması ve sevmesi de mümkün değil. Bu zorunluluklardan kurtulup, farklılıkları zenginlik olarak görmek hem kendinizi daha iyi hissetmenize hem de çevrenizle ilişkilerinizin daha sağlıklı olmasına yardımcı olacaktır.
  10. En iyi öğretmen siz değilsiniz: En iyi olma arzunuzun omuzlarınızda yarattığı baskıyı nazikçe bir kenara koyun. Sadece Türkiye’de yüzbinlerce öğretmen/ akademisyen olduğu düşünüldüğünde bunların arasında en az sizin kadar iyi ya da kötü başkalarının da olduğunu bilin. Öğrencilere de hep söylediğimiz gibi, önemli olan elinizden gelenin en iyisini yapmanızdır. Ayrıca bu yıl en iyi öğretmen siz olsaydınız belki de kendinizi geliştirmek için herhangi bir amacınız da kalmazdı. Her zaman öğrenecek yeni şeylerin, geliştirecek yanlarınızın olması aslında size bu mesleğin bir armağanı. Bu nedenle eksik bilgilerinizi fark edin ve tamamlayabildiğiniz kadarını bu dönem tamamlamak için çaba sarf edin.

Yeni dönemi olumlu olumsuz tüm yönleri ile kucaklamaya çalışın. Bazen bazı durumları kabullenmek zor gelse de, bu deneyimlerin sahip olduğunuz becerileri geliştirmek ve başkalarına aktarmak için bir fırsat olduğunu da unutmayın. Bu sırada yaptığınız işten gurur duymayı ve keyif almayı da sakın ıskalamayın. İyi dönemler ☺

 

 

Aslı Bugay

http://blog.milliyet.com.tr/ogretmenler-ve-akademisyenler–yeni-doneme-hazir-misiniz-/Blog/?BlogNo=541175

 

Leave A Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir